“Ölümün oluşturduğu o büyük boşluğu doldurmaya imkan yok…”
Bir Meral Okay anma isteği.
İki temel sorunu var insanlığın;
Adaletsizlik ve anlamsızlık.
Birine karşı hukuk’u bulduk, diğerine karşı sanatı.
Ama insanlar hukuk’a ulaşamadı…
Ve sanat insanlara…
(via ayrandanadam)
“Eğer toplum içinde bir fonksiyon üstlenmezsek, dünyaya kiramızı nasıl ödeyeceğiz?” sorusu da varmış. Düşünülesi.
yine mi?

Tiyatro tiyatro tiyatro!
Adını her sayıkladığımda an be an içime sevinç doluyor.
Tüm hücrelerim kendilerine geliyorlar sanki.
Tiyatro!
Sanki gökten inmişsin gibi davranıyorlar sana.
Ne garip!
Kendimizi daha iyi anlayabilmek için yarattık seni oysa.
Şimdi durmuşlar
karşımızda,
küçük küçük darbelerle,
zayıf düşürüyorlar seni,
canımızı acıtıyorlar.
Yoksa seni sahipsiz, bizi salak mı sandılar acaba?
Hadi bakalım
hodri meydan!
Benim mesleğim başkalarına hikayeler anlatmak. Bu hikayeleri ille de anlatmalıyım. Anlatmadan yapamam. Birilerinin hikayelerini diğerlerine anlatırım. Bazen de kendi hikayelerimi, kendi kendime ya da başkalarına anlatırım. Bu hikayeleri insanların da bulunduğu ahşap bir sahne üzerinde bir takım eşyaların ve ışıkların ortasında anlatırım. Ahşap bir sahne olmasaydı, yerde, herhangi bir meydanda, bir sokak köşesinde, ya da bir balkondan, bir pencerenin arkasından anlatırdım. Yanımda insanlar olmasaydı, tahta parçalarıyla, kumaş parçalarıyla, kesilmiş kağıtla, tenekeyle, ya da dünyanın bana sunduğu herhangi bir şeyle anlatırdım. Şayet hiçbir şey olmasaydı, yüksek sesle konuşarak anlatırdım. Sesim olmasaydı, ellerimle, parmaklarımla konuşurdum. Ellerim, parmaklarım olmasaydı, vücudumun geri kalan bölümleriyle anlatırdım. Sessiz anlatırdım, kıpırdamadan anlatırdım, bir ramp ışığının önündeki ekrana bağlı ipleri çekerek anlatırdım. Ne yapar ne eder anlatırdım, çünkü benim için önemli olan bir şeyleri birilerine anlatmak, beni dinleyenlere. Bundan ötesinin hiçbir anlam ifade etmediğini anlamıyor musunuz? Anlamıyor musunuz ki içinizdeki şeyleri başkalarına anlatmak için seçilen yol sadece bir araç, sadece bir nesne, bir bahane. Bir de gelip bana tiyatrodan, sinemadan, daha birçok şeyden söz ediyorsunuz! Bir meydanın ortasında yerden yirmi metre yüksekte bir ipin üzerinde sandalyeye oturmuş bir adam bile orada, yukarıda, iskemlesiyle tek başına neler yapabileceğini anlatabilir. Var olduğunu, dengesini koruduğunu, düşebileceğini ama düşmediğini, korktuğunu ama korkusunu göstermediğini ve daha neler, neler anlatabilir. Bütün bunları anlamıyor musunuz? O zaman siz zaten hiçbir zaman, hiçbir şey anlamadınız. Ama, artık benim için önemli olan anlaşılmak değil. Beni dinleyin yeter.
İzmir’den ayrı düşmek
Ayrı düşmek nasıl bir kelimedir Tanrı’m. Düşmek o kadar acı verici o kadar sarsıcı iken bir de üstüne ayrı kalmak.
Bir şeyi ikiye ayırırsın; sonra diğerini ötekinden uzaklaştırırsın. Öteki diğerinden ayrı, diğeri ötekini özlemekte.
Ruhun duyar mı bu kız senden ayrı düşmemek için hep bahaneler üretmekte. Ankara’da beni bekleyenlere inat, yalnız başına kalmama inat hala burada neden duruyorum sanıyorsun? Gülme bana. Biliyorum gülümsüyorsun. Seni keşfetmekle başladı her şey ve ben sana çoktan bağlandım bile.
Şimdi gidiyorum ama tekrar geleceğim İzmir.
Hem ayrılıklar o kadar da kötü değildir, sana yeni haberlerle gelirim; kimbilir, belki.
Bir insan devlet kavramını çalışırken, peki sevgi bunun neresinde der mi? Dünyadaki bütün sistematik tanımlanmış her şeye şüpheyle bakan bir kişiyse artık, der.
İzmir’de “Cumhuriyet” i böyle kutladık. Sokakta hayat var.
30 Ekim Pazar @ Maçka Küçük Çiftlik Parkı - www.vanicinrock.org!!! 4x4, Aslı, Aylin Aslım, Aydilge, Ayşe Saran- Murder King, Barlas, Can Bonomo, Cem Köksal, Çilekeş, Demirhan Baylan, Demir Demirkan, Dilemma, Duman, Direc-t, Emre Aydın, Ete Kurttekin, Feridun Düzağaç, Foma, Gece, Gece Yolcuları, Gripin, Haluk Levent, Kurban, Mabel Matiz, Malt, Marsis, Melis Danişmend, Model, Moğollar, Mor ve Ötesi, Multitap, Ogün Sanlısoy, Özge Fışkın, Öztürk, Pamela, Redd, Şebnem Ferah, TNK, Yüksek Sadakat.
Source: urbanconfessions
izmir'den yardım göndermek isteyenler için
bornova belediyesi’ne (büyükpark’ın orada)
buca belediyesi’ne (şirinyer’den menderes caddesi üzerinde buca’ya doğru giderken)
yaşar üniversitesi’nde (bölge metro karşısı) sir winston tea önündeki standa ulaşabilirsiniz. bunun dışında akut’a da yardımda bulunabilirsiniz.
kızılay’a 5 lira…
(via zurafalarbulutyer)
Source: bickinbiskuvi

